Anayasa Değiştirilemez Beyler

Cevapla
     
Kullanıcı avatarı
moments
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Mesajlar: 5033
Kayıt: 14 Ağu 2008, 18:14
Konum: Almanya
İletişim:

Anayasa Değiştirilemez Beyler

Mesaj gönderen moments » 19 Kas 2008, 22:03

3 Kasım 2002'den bu yana, ellerindeki gücü kullanarak Atatürk'ün "en büyük eseri" olan Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasal düzenine darbe vurmaya uğraşan irticacılar, 2. dönemde de hükümeti işgal etmenin verdiği cesarete bir de Cumhurbaşkanlığı Makamının işgali eklenince, yıllardır ellerindeki silahlarla değiştiremedikleri anayasal düzeni, bu sefer mühürle değiştirmeye kalkıyorlar. Tıpkı bir zamanların Menderes'i gibi kendilerini ülkenin değişmez sahibi olarak gören bu şer odağı da bütün şeriatçı gruplar gibi Amerika'nın desteğini yanına alarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin laik ve üniter yapısını yıkmanın yollarını arıyordu ve nihayet buldu. Bakalım bu yolu uygulayabilecek mi? Ve bakalım uygulayabilirse neler olacak? Bu iki ihtimali, yani bu yolun uygulanabilmesi ve uygulanamaması durumunda neler olur? Uygulanırsa, Mustafa Kemal'in cumhuriyetine belki de elveda deriz. Eğer uygulanamazsa da cumhuriyet tarihine bir 2. Menderes kaydedilir.

Meşhur bir söz vardır; "bir ülke sürekli yeni yasalar çıkartıyorsa, o ülke varlığının sonuna yaklaşmıştır" der. Bizim Türkiye'nin bugünkü hâline bakınca direk bu sözün muhatabı olduğu gerçeğiyle üzülerek ve kahrederek karşılaşıyoruz. Hadi yasalardan, kanunlardan, tüz üklerden, yönetmeliklerden vs. geçtik, başımızda duran cumhuriyet muhalifleri Anayasa'yı değiştirmeye çalışıyorlar. Kılıfı da hemen uydurmuşlar: Sivil Anayasa!

Bir kere şu vardır; Anayasa'nın sivili olmaz. Çünkü devlet yönetimi sivillerin değil, resmi makamların işidir. Tabi bu makamlarda bulunanlar, makamlarının omuzlarına yüklediği sorumluluğu taşıyamayarak sivilliğe dönüp işin kolayına kaçmak istiyorsa, sivil maske eşsiz bir saklanma bahanesidir. AKP hükümetinin yaptığı da budur. Sivil Anayasa'dan kasıt,çoktandır hayallerini süsleyen icraat olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin anayasal düzenini değiştirmektir. Hepinizin malumudur ki bir ülkenin anayasasını değiştirmek demek, o ülkede köklü bir değişiklik, bir devrim yapmak demektir. Devrimler ise, gerçekleştiren kimselerin niyetlerine göre faydalı veya zararlı olurlar. Ulu Önder Mustafa Kemal, Türk Milleti'ni içine düştüğü feci durumdan kurtarmak için, onu tekrar büyük ve güçlü kılmak için bir devrim yapmıştı ve o devrimin sonucu olarak bugün rahatça, kendi yurdumuzda yaşıyoruz. Fakat eğer karşı devrimciler, O'nun yaptıklarını yıkacak bir ikinci devrim işine girişip başarılı olurlarsa, şüphesiz Mustafa Kemal'in bize bıraktığı bütün emanetler bir bir silinecektir.

İlerigörüşlülüğü yabancı devlet adamları tarafından da kabul edilmiş olan Mustafa Kemal, Türk Gençliğine hitabesinde bugün içinde bulunduğumuz bütün hâlleri anlatmıştır. Şimdi o anlatıları iyi okumak ve bu durumlar karşısında Ulu Önder'in bizden ne yapmamızı istediğini iyi tetkik etmek gerekmektedir. Aksi takdirde bugün türbanın Çankaya'ya girmesi, anayasanın değişmesi derken bir sabah televizyonlarda T.B.M.M'nin önünde sarıklı cüppeli, bir zamanlar Kubilay'ı şehit eden arap şeyhleri poz verebilir. İşte o zaman her şey için çok geç olacaktır.

Hiç bir zehir teneke kapta sunulmaz, zehirler her zaman şatafatlı ve gösterişli kaplarla ikram edilir. Sivil anayasa hikâyesi de işte böyledir. Amaçlarını açıkça söyleyip, "biz Mustafa Kemal'in kurduğu cumhuriyeti, Mustafa Kemal'in bütün ilke ve inkılaplarını silmek istiyoruz" diyemediklerinden, sivil duvarının arkasına saklanıyorlar. Nasıl olsa peşlerinden gelen bir mankurt kesim var. Onlar, yeterince reklamlarını yapıyorlar ve şeyhlerinden aldıkları emir ve direktiflerle şeriata zemin hazırlamak için ellerinden geleni yapıyorlar.

Bu gidişatın vahameti gözler önündedir. Daha iki gün önce şeriatın sembolü türbanın Çankaya Köşkü'ne girdiğinin resmi televizyonlarda yayınlandı. Şimdi de Anayasa değişikliği için uğraşılıyor. Rejimin değiştirilmek istendiğini anlamak için bundan fazla bir şeyin yapılması da gerekmiyor sanıyorum.

Gelin hep birlikte tek vücut olalım, Türk Milleti olarak "kürt- islam faşizmine geçit yok" diyelim... [/b]
Ve… Birgün herkes ɑnlɑr, sevdiğinin kıymetini… Amɑ gidince, Amɑ bitince, Amɑ ölünce… Kısɑcɑ; İş işten geçince!

çelik kapı çeyiz

Cevapla

Sosyal Medya'da Paylaş

     

“TARTIŞMA MEYDANI” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir